İkili İlişkilerde Ayrılığa Koşmak


 Bu yazımda paradoksal bir müdahaleyle, ilişkinizi nasıl daha kötü bir hale getirebilirsiniz bunu anlatacağım. Araştırmalar gösteriyor ki; bu sayacaklarımı yapmayı sürdürür veya artırırsanız ilişkinizi ayrılma noktasına dahi taşıyabilirsiniz.
 Şimdi psikolojide “Mahşerin Dört Atlısı” olarak adlandırdığımız bu "İlişki Harap Ediciler'den bahsedelim:
1)Partnerinizi eleştirin.
 Bunun için partnerinize şuna benzer cümleler söyleyebilirsiniz: "Sürekli dırdırlanmandan bıktım artık", "Çok dağınıksın, her gün arkanı toparlıyorum.", "Haksızsın!".
2)Partnerinize duvar örün.
 Yani tartışma esnasında kendinizi iletişime tamamen kapatın, bir anda sessizliğe gömülüp artık bir kelime dahi söylemeyin. Bırakın partneriniz söylenmeye devam etsin.
3)Savunmaya geçin.
 Partneriniz sizinle ilgili bir konudan şikâyetçi ise hemen kendinizi savunun. Mesela eşiniz öfkenizi kontrol edemediğinizi mi söyledi? Ona "Ne yapıyorum, sanki dövüyor muyum? O kadarlık öfke olur." deyin, hatta "Sen sanki farklısın sen de sinirleniyorsun." diyerek savunmanızı bir karşı atakla taçlandırın.
4)Partnerinizi aşağılayın.
 "Ben senden daha iyiyim." mesajı verin. "Sen ne anlarsın", "Boyun da amma kısa", "Sen onu beceremezsin." minvalindeki cümleler aşağılama için biçilmiş kaftandır.
  Aşağılama maddesi ilişkiyi en çok zehirleyen maddedir. Bu konuda yapılan oldukça ilginç bir araştırma mevcut. Bir çiftten 15 dakika boyunca bir konu hakkında tartışması isteniyor ve aşağılanan kişinin 15 dakika içerisindeki aşağılanma sayısı ile bir sene boyunca yakalanacağı hastalık sayısının eşit olduğu tespit ediliyor. Yani partnerinizin fizyolojik sağlığına kastınız varsa partnerinizi aşağılayarak bunu sağlamanız mümkün.
 
 Olur da ilişkinizi daha güçlü bir hale getirme gibi bir karar alırsanız diye, biraz da bu yıkıcı eylemlerin yerine ne konulabilir, bu eylemlerin panzehri nedir bundan bahsedelim:
1)Eleştirinin panzehri.
 Yumuşak başlangıç yapın. Nedir yumuşak başlangıç? Durumdan, duygulardan ve ihtiyaçlardan bahsetmektir. Örneğin "Çok dağınıksın bıktım artık" yerine; "Ortalık biraz dağılmış görünüyor, ben de bugün oldukça yorgunum, düzenleme konusunda bana yardımcı olabilir misin?" Fark edersiniz ki yumuşak başlangıç olarak adlandırdığımız alternatifte “sen” vurgusu yok, suçlama yok.
2)Duvar örmenin panzehri.
 Duvar örmek gibi bir alışkanlığınız varsa birlikte mola verebilmeyi öğrenmelisiniz. Mesela "Şu an kendimi anlatmakta güçlük çekiyorum lütfen bu konuya bir mola verelim." cümlesi bir alternatif olabilir. Mola esnasında “gevşeme egzersizi” yapmak sakinleşmenize oldukça büyük bir katkı sağlayacaktır. Gevşeme egzersizi ise oldukça basit: Derin ve yavaş nefes alışverişlerle birlikte, tek tek kol, bacak, sırt kaslarınızı önce kasıp sonrasındaysa gevşetin.
3)Savunmanın panzehri.
 Sorumluluk alın! Örneğin hep geç kaldığınızı ifade eden partnerinize masum olduğunuzu kanıtlamaya çalışmak yerine özür dileyin ve bir dahaki sefere zaman planlamanızı daha iyi yapmaya çalışın.
4)Aşağılamanın panzehri.
 Her şeyden önce ilişkinizde takdir kültürünü oluşturun. Partnerinize güzel, yakışıklı, zeki, akıllı, becerikli, hoş sohbet, zevkli, pratik, ileri görüşlü vb. olduğunu sık sık hatırlatmanızda hiçbir sakınca yok. Aksine bu durum birbirinize daha yakın, daha sıcak olmanızı sağlayacaktır.
 
 Terapistler bugüne dek ilişkide sorun yaratan temel duygunun “öfke” olduğunu varsayıyordu. Ancak bugün yapılan araştırmalar gösteriyor ki; güçlü ilişkilerde de, tıpkı kötü giden ilişkilerdeki gibi karşılıklı öfke söz konusu.
  Ayrıca bugün yapılan araştırmalar şunu söylüyor; güçlü ilişkilerin kötü giden ilişkilerden farkı olumlu duygunun, olumsuz duygudan daha baskın gelmesi. Peki ilişkimizde hangi duygunun baskın geldiğini nereden anlayabiliriz? Kendinize şu soruyu sorun: Mahşerin 4 Atlısı bu ilişkiyi ne denli zehirliyor? Eğer ki Mahşerin 4 Atlısı hakimse müjde(!) ilişkinizde olumsuz duygu daha baskınz

ACiL DURUMLARDA HIZLI BiLGi ALMAK İÇİN HEMEN ARAYIN